Ruhum Bugün Ne Okusa Acaba
- Nezahat Özdemir

- 3 May
- 2 dakikada okunur
Okumayı sevmek, doğru okuduğun anlamına gelmez. Kitapla göz arasındaki mesafeden bahsetmiyorum. Okuma eyleminde asıl mesele, doğru kitabı seçebilmektir. Çünkü bu, tam anlamıyla bir gurme işidir.
“Gurme” kelimesi genelde yemekle anılır. Oysa bu kavram, yayın dünyasında da karşılığını bulur. Nasıl ki bir gurme yemeğin lezzetini, malzemesini ve uyumunu ayırt edebiliyorsa; kitap gurmesi de metnin derinliğini, üslubunu ve karakterlerini hisseder. Okumayı sadece bir alışkanlık değil, bir deneyim olarak yaşar.
Yolun yarısına gelmiş ömrümde sayısını hatırlayamayacağım kadar kitap okudum. Öyle ki artık bir kitaba başladığımda, satırlar zihnime bir baharat gibi çarpıyor.
Kırmızı Pazartesi’de kulaklarını tıkamayan biri olmak isterdim. Kafka’nın Dönüşüm’ünde, Gregor’u ezen o sosyal baskıya karşı çıkmak…
Küçük Mucizeler Dükkanı’nda Debbie Macomber ile örgü örmek, Dan Brown’un Cehennem’inde Robert Langdon’la Floransa sokaklarını gezmek ne güzel olurdu. Ah tabi Gece Yarısı Kütüphanesi kitabında Nora Seed'e "doktorla kal belanı mı arıyorsun bacım" diyememekte biraz üzücüydü. Bunları yapamasamda , kendimi bambaşka bir dünyanın içinde bulduğum anlar da oldu tabi ki. Jane Austen’ın zarif dünyasında konteslerle piyano dinleyip burjuva dedikodularına sahte şaşkınlıklarla kahkaha attım oturduğum sandalyeden.
Bazen de karakterleri birbirine karıştırdım. Ahmet Ümit’in Komiser Nevzat’ı ile John Verdon’un Dave Gurney’i bir araya gelse ne olurdu diye düşündüm. Ama mesela İpek Ongun’un Serra’sı ile Yeşil Kiraz’daki Kiraz’ın yakın arkadaş olabileceğine pek inanamıyorum.
Her kitaptan bir şey kaldı bende. Bir cümle, bir karakter, bazen bir yara… Gülen yüzlerin altındaki gizli kırılmaları onlardan öğrendim.
Nasıl ki yeryüzünü rüzgâr ve akarsular şekillendirir, insanı da okudukları şekillendirir.
Ve şunu da unutmamak gerekir: Kitapların da bir zamanı vardır. Tıpkı ilaçlar gibi…
Üzgünsen klasiklere sarıl. “Beterin beteri varmış” deyip kendine gelirsin.
Güçsüz hissediyorsan Debbie Macomber ya da Jane Austen oku. Yeniden başlamayı hatırlarsın.
Stresliysen Laini Taylor seni kendi dünyasına çeker, kendini unutursun.
Mutluysan Türk klasikleriyle duygunu derinleştir.
Eğer bu yazıyı beğendiysen, web siteme ücretsiz üye olabilirsin. Vizite ücreti gibi düşün 😏


